Kimler için uygun?
- Ayrılık anlarında yoğun ve uzun süren tepkiler gösteren çocuklar
- Okula gitmek konusunda direnç geliştiren çocuklar
- Yeni ortamlarda konuşmaktan veya katılmaktan kaçınan çocuklar
- Tekrarlayan korkular, gece uyanmaları ve karanlık korkusu yaşayan çocuklar
- Tıbbi nedeni bulunamayan karın ağrısı ve baş ağrısı yaşayan çocuklar
- Sürekli onay arayan, hata yapmaktan aşırı çekinen çocuklar
Ebeveynlerin sık fark ettiği belirtiler
Aşağıdaki durumlar tek başına bir tanı anlamına gelmez. Birkaçının birlikte görülmesi ve haftalardır sürmesi, değerlendirme yapılmasını düşündüren bir işarettir.
- Sürekli "ya olursa" sorularıyla gelecek kaygısı
- Sabah okul öncesi ağlama, mide bulantısı, karın ağrısı
- Yalnız kalmayı reddetme, ebeveynden ayrılmakta güçlük
- Yeni durumlardan ve kalabalıktan kaçınma
- Uykuya geçmede zorlanma ve sık kâbuslar
- Mükemmeliyetçilik ve hata karşısında aşırı tepki
- Tırnak yeme, saç koparma gibi gerginlik davranışları
Kaygı ne zaman destek gerektirir?
Belirli yaşlarda belirli korkular gelişimin normal parçasıdır: bebeklikte yabancı kaygısı, okul öncesinde karanlık ve hayali yaratık korkusu, okul çağında başarısızlık ve dışlanma kaygısı. Bu korkular genellikle zamanla azalır.
Kaygının profesyonel destek gerektirdiğini düşündüren ölçüt şudur: kaygı çocuğun yapmak istediği ya da yapması gereken şeyleri engelliyor mu? Okula gidememek, doğum gününe katılamamak, arkadaşında kalamamak, yalnız uyuyamamak gibi kısıtlanmalar süreklilik kazandığında destek almak yerinde olur.
İkinci ölçüt süredir. Bir yaşam olayının ardından ortaya çıkan kaygı birkaç hafta içinde azalıyorsa beklenen bir uyum tepkisi olabilir. Aylarca süren, giderek yaygınlaşan ve ailenin günlük düzenini yeniden şekillendirmeye başlayan kaygı ise ele alınmalıdır.
Terapide neler yapılır?
Çalışma önce kaygıyı görünür kılmakla başlar. Çocuğun yaşına uygun araçlarla kaygının bedende nerede hissedildiği, hangi durumlarda büyüdüğü ve hangi düşüncelerin onu beslediği birlikte haritalanır. Kaygıya bir isim vermek, çocuğun onu kendisinden ayırabilmesini sağlar.
Ardından baş etme becerileri üzerinde çalışılır: nefes ve gevşeme teknikleri, kaygılı düşünceye alternatif üretme, kademeli olarak kaçınılan duruma yaklaşma. Kademeli yaklaşma, kaygı çalışmasının en belirleyici bileşenidir; çocuk kaçındığı durumu küçük ve yönetilebilir adımlarla deneyimledikçe kaygı doğal olarak azalır.
Üçüncü bileşen ailedir. Kaygılı bir çocuğun ebeveyni, çocuğu üzmemek için farkında olmadan kaçınmayı destekleyebilir: soruyu onun yerine yanıtlamak, okula gitmemesine izin vermek, geceleri yanında yatmak. Bu davranışlar kısa vadede rahatlatır, uzun vadede kaygıyı büyütür. Ebeveyn görüşmelerinde bu döngü birlikte ele alınır.
Ne zaman hekime yönlendirilir?
Bazı durumlarda psikolojik destek yeterli olmaz ve tıbbi değerlendirme gerekir. Kaygıyla birlikte belirgin kilo kaybı, uzun süreli uyku bozukluğu, panik nöbetleri, kendine zarar verme davranışı ya da işlevselliğin ciddi biçimde bozulması söz konusuysa çocuk-ergen psikiyatristine yönlendirme yapılır.
Ayrıca tekrarlayan bedensel yakınmalarda önce pediatrik değerlendirme önerilir; tıbbi bir neden dışlandıktan sonra psikolojik çalışma daha net bir zeminde yürütülür.
Süreç nasıl işler?
Ebeveyn görüşmesi
Kaygının başlangıcı, tetikleyicileri ve ailenin şu ana kadar denediği yaklaşımlar alınır.
Kaygı haritası
Çocukla birlikte kaygının hangi durumlarda büyüdüğü ve bedende nasıl hissedildiği belirlenir.
Baş etme becerileri
Nefes, gevşeme ve düşünceyle çalışma teknikleri yaşa uygun biçimde öğretilir.
Kademeli yaklaşma
Kaçınılan durumlara küçük ve planlı adımlarla yaklaşılır; her adım birlikte değerlendirilir.
Ebeveyn danışmanlığı
Kaçınmayı besleyen ev içi döngüler ele alınır; destekleyici tepkiler birlikte planlanır.
Kazanımların pekiştirilmesi
Seanslar aralıklandırılarak kazanılan becerilerin günlük yaşamda yerleşmesi desteklenir.
Çalışma çerçevesi
- Yaş grupları
- 4–18 yaş aralığında, yaşa uygun yöntemlerle çalışılır.
- Ebeveyn katılımı
- Kaygı çalışmasında ebeveyn katılımı sonucu en çok etkileyen unsurdur. Ev içindeki kaçınma döngüsünü kırmak, çocuğun kazandığı becerileri günlük yaşama taşıması için gereklidir. Bu nedenle ebeveyn görüşmeleri düzenli olarak planlanır.
- Seans düzeni
- Haftada bir, 45–50 dakikalık seanslar. Kademeli yaklaşma aşamasında ev ödevleri planlanır ve her seansta birlikte gözden geçirilir.
- Görüşme yeri ve saatleri
- Görüşmeler Başakşehir, İstanbul bölgesinde, Pazartesi – Salı, 12:00 – 19:00 aralığında yapılır. Tam adres ve ulaşım bilgileri randevu onaylandığında paylaşılır. İletişim ve konum sayfası
Bu hizmetin vaat etmediği şeyler
Beklentilerin baştan net olması, sürecin en önemli parçalarından biridir. Aşağıdakiler bu çalışmanın kapsamı dışındadır.
- Kaygının tümüyle ortadan kalkacağı vaat edilmez; hedef kaygıyla baş edebilmektir.
- Belirli bir seans sayısında sonuç garantisi verilmez.
- Tıbbi teşhis konulmaz, ilaç önerilmez.
- Bedensel yakınmalar için tıbbi değerlendirmenin yerine geçmez.
- Ebeveyn katılımı olmadan aynı düzeyde ilerleme beklenmez.
Eğitim ve deneyim
- İstanbul Esenyurt Üniversitesi — Klinik Psikoloji yüksek lisansı
- Çocuk ve ergenlerde kaygı çalışmalarında 5 yılı aşkın deneyim
- Oyun terapisi uygulama eğitimi
Ayrıntılı eğitim geçmişi ve çalışma yaklaşımı için hakkımda sayfasını inceleyebilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
Çocuğumun kaygısı normal mi, terapiye ihtiyacı var mı?
Belirleyici ölçüt kaygının çocuğu kısıtlayıp kısıtlamadığıdır. Kaygı yüzünden okula gidemiyor, arkadaşında kalamıyor, yalnız uyuyamıyor ve bu durum haftalardır sürüyorsa destek almak yerinde olur. Bir ebeveyn görüşmesi, terapiye başlamadan önce durumu netleştirmek için yeterli olabilir.
Kaygılı çocuğa "korkacak bir şey yok" demek işe yarar mı?
Genellikle yaramaz, çünkü çocuk kaygısının gerçek olduğunu hisseder ve anlaşılmadığını düşünür. Daha işlevli olan, duyguyu adlandırıp geçerli saymak ve ardından küçük bir adım önermektir: "Şu an çok gergin olduğunu görüyorum. Birlikte kapıya kadar gidelim mi?" gibi.
Okul kaygısında okulla iş birliği yapılıyor mu?
Sizin onayınızla evet. Okul kaygısında öğretmen ve rehberlik servisiyle kurulan tutarlı bir plan, sürecin en etkili bileşenlerinden biridir. Bu iletişim yalnızca yazılı onayınızla kurulur.
Kaygı ilaçla mı tedavi edilir?
İlaç kararı yalnızca hekime aittir ve psikolojik destek çoğu durumda ilk seçenektir. Belirtiler çocuğun işlevselliğini ciddi biçimde bozuyorsa çocuk-ergen psikiyatristine yönlendirme yapılır; süreç gerektiğinde hekimle eş güdümlü yürütülür.
